Öne çıkan

Zeytinyağlı Taze Fasulye

IMG_1520

Yazı bitirmek üzereyiz ama ben salatalarla ve zeytinyağlılarla mutfağı şenlendirmeye devam ediyorum. (Burda yaz maalesef erken bitiyor) Herkes zeytinyağlı yapmayı bilir tabi ama ben yine de kendi yaptığım şeklini de sizinle paylaşmak istedim. Birde taze toplanmış sebzelerle hangi yemeği yapsam acayip mutlu oluyorum. Tabi yerkende mutluluğum ikiye katlanıyor.

Şimdi bahçede olan bütün sebzelerden çok fazla çıkmaya başladı. Özellikle salatalık ve kabak bir gün içinde 5-6 tane birden çıkıyor. Her iki günde bir gidip toplamak gerekiyor. Zaman bulamadığımız için 5 gün beklemiştik  sonuç, üç katı büyüklüğünde kabaklarımız oldu. Elimde bu kadar fazla sebze varken en iyi çözüm konserve yapıp kışa hazırlık yapmak.  Ama ondan önce taze fasulye tarifine geçelim…

Zeytinyağlı Taze Fasulye

Malzemeler:

500 gr taze fasulye

2 orta boy soğan

5 orta boy domates

1 küçük çay bardağı zeytinyağı

1 diş sarımsak

2-3 yemek kaşığı su

1 tatlı kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı şeker

Yapılışı:

Fasulyeleri büyüklüğüne göre iki veya üçe kırın ve yıkayın. Soğanları, sarımsağı ve domatesleri ince ince doğrayın.

Tencereye fasulyeleri yerleştirin ve üzerine soğan, sarımsak ve domatesleri yayarak koyun.IMG_1485 IMG_1491 Daha sonra da zeytinyağı, su, tuz ve şekeri de ekleyip kısık ateşte yarım saat kadar pişirin. Afiyet olsun…

 

Öne çıkan

Rokalı Risotto

IMG_1452

Roka sadece tuz ve limonla olduğu kadar pizza ve makarna ile de çok lezzetli oluyor. Bu sefer birde risotto ile denedim. Parmesan ile beraber tadının iyi olacağından emindim ama tarife birde hindistan cevizi sütü ile renk verdim. Kavrulmuş badem, roka ve hindistan cevizi sütü birbirine çok yakıştı. 

Malzemeler :

1 su bardağı risotto pirinci

1000 gr sebze suyu

150 ml hindistan cevizi sütü

1 adet soğan

2 avuç kadar bezelye

Roka

Tuz, karabiber, muskat

3 yemek kaşığı zeytinyağı

İsteğe bağlı parmesan peyniri

Kavrulmuş badem

Yapılışı:

Soğanı ince ince doğrayın ve zeytinyağı ile biraz soteleyin. Risotto pirincinide ekleyin ve pirinçlerin tamamen yağla karışmasını sağlayın. Hindistan cevizi sütünü ekleyin ve çektirin. Sonra sebze suyunu da üç seferde koyup yavaşça çektirin ve aralarda karıştırın. (İkinci çektirmeden sonra pirincin diriliğine bakın, su oranının fazla olup olmadığını anlamanız için. Pirinçlerin fazla yumuşamasını istemiyoruz çünkü.)

İkinci kez biraz su ekleyip çektirdikten sonra bezelyeleri de ekleyip kalan suyuda ilave edin. Suyunu çekince pirinci tekrar kontrol edin, su oranı yeterliyse tuz, karabiber, muskat ve isteğe bağlı peynir ekleyip ocağın altını kapatın.

Servis etmeden önce kavrulmuş badem ve rokayıda ekleyip karıştırın. Afiyet olsun…IMG_1451

 

 

Öne çıkan

Soğanlı ve Havuçlu Akdarı

IMG_0909

        Bu hafta yazımda burada keşfettiğim iki lezzetli malzemeden bahsedeceğim. İlki akdarı, kuraklığa dayanıklı, buğdaygillerden bir bitki. Almanya’da hirse deniliyor. Kuskus ve bulgura bir alternatif. Pişme süresi ve tat olarak da kuskus ve bulgura çok benziyor. Sulu yemeklerin yanında veya ekstra malzemelerle yanlız da yenilebilecek lezzetli ve kolay bir yemek. Aslında pilav yerine geçebilecek güzel bir alternatif bence. Birazdan vereceğim tarifi akdarı bulamazsanız kuskuslada yapabilirsiniz.

IMG_0914       İkincisi de hindistan cevizi yağı. Daha önce tabiki bildiğim bir yağdı ama alıp kullanmamıştım. Bu yağla tanışmam da ablamın siparişi üzerine oldu. Cilde iyi geldiği, hamilelikte çatlakları önlediği için ablama bu yağdan aldım ve gönderdim ama postada bir sorun çıktı ve bana geri geldi. Bende madem geri geldi deneyeyim dedim ve saçıma ve cildime kullanmaya başladım. Gerçekten iyi geldiğini söylemem gerekiyor, özellikle saçım için. Daha sonra asya mutfağından birkaç tarif denerken yağı yemeklerde kullanmaya başladık. Çok güzel bir aroma veriyor ve eğer yağa ısı uyguluyorsanız kavurma veya kızartma işlemi gibi, zeytinyağını kullanmamayı öneriyorlar ama bu yağ bunun için uygun bir yağ. Özellikle ben pilav, akdarı,kuskus yaparken kullanıyordum ama  şimdi bütün yemeklerde kullanmaya başladım.

       Tarife gelirsek ; eğer yemeklerde tatlı malzeme kullanmayla ilgili bir sorununuz yoksa bu yemeğe isteğe bağlı olarak kuru kayısı veya kuru incirde ekleyebilirsiniz. Değişik bir aroma veriyor. Kuru kayısı ve inciri çok seviyorum ama sürekli olarak yemeklerde kullanmıyorum. Yemeklerde tatlı malzeme kullanmaya yeni yeni başladım, halen benim için çok alışılmış bir tat değil . Ama bu tarifte denemenizi tavsiye ederim.

Soğanlı ve  Havuçlu Akdarı:

Malzemeler:

1 adet orta boy soğan

2 adet havuç

2 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı

170 gr akdarı(hirse)

500 ml sebze suyu

tuz

karabiber

50 gr ayçekirdeği içi (isteğe bağlı ayarlayabilirsiniz)

Yapılışı:

     Soğanları ince ince doğrayın. Daha sonra havuçları ince ve uzun kestikten sonra tavaya yağı koyun, soğan ve havuçla beraber 5 dk terletin.

     Akdarını yıkayın ve tavaya ekleyin. 2 dk diğer malzemelerle karıştırın ve sebze suyunu ekleyin. Tuz ve biberini ekleyin ve kapağını kapatın. Kaynadıktan 5 dk sonra ocağın altını kapatın ve kapağını açmadan 15 dk dinlendirin.

IMG_0900

     Diğer tarafta ayçekirdeği içini tavada yağsız olarak rengi değişene kadar kavurun. Akdarı hazır olunca içine ayçekirdeğini ve isteğe bağlı kuru incir veya kuru kayısıyı ekleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun …

IMG_0906

 

 

 

 

Öne çıkan

Brokoli ve Mantarlı Risotto

IMG_0551

3-4 kişilik

Malzemeler: 

250 gr risotto pirinci

2 orta boy soğan 

1000-1200 lt  sebze suyu

500 gr brokoli (1 adet)

6-7 adet mantar

cherry domates (isteğe bağlı)

2 adet kırmızı tatlı biber

150 ml beyaz şarap

4 yemek kaşığı zeytinyağı

150-200 gr civarında gorgonzola peyniri (veya parmesan veya eski kaşar peynir)

tuz, karabiber, muskat

Yapılışı:

Not: Risotto pirinci yıkanmadan kullanılır.

Soğanları doğrayıp, zeytinyağı ile biraz sote yapıyoruz. (Soğanların renk değiştirmemesine dikkat edin). Soğanlar yumuşayınca pirinci ekliyoruz ve sotelemeye devam ediyoruz. Beyaz şarafı koyuyoruz, kaynatıp alkolun uçmasını ve suyunu çekmesini bekliyoruz.

IMG_0540Sebze suyunu 1-2 kepçe koyup arada karıştırarak çekmesini bekliyoruz. Bu işlemi 4-5 kez  tekrarlıyoruz. Pirinç yavaştan pişmeye ve pirinçler büyümeye başladığı zaman brokoliyi ekliyoruz. Dikkat etmemiz gereken suyu başlarda bol bol koymamak çünkü sebzeleride çiğ ekleyeceğimiz için, sebzeyi ekledikten sonra su eklemeye ve pişirme işlemine devam edeceğiz. Ben toplamda yaklaşık 1000 lt sebze suyu kullandım. Sebzeleri biraz diri bırakmayı seviyorum, tadı daha lezzetli oluyor ama sebzeleri birazcık daha pişirmek isterseniz 1200 lt kullanabilirsiniz. Fazlası risottoyu lapa hale getirir. Risottonun lapa gibi olanı değilde biraz diri kalmış olanı makbul 🙂

IMG_0543

Brokoliyi de ekledikten sonra sebze suyunu azar azar verip çektirmeye devam ediyoruz. Daha sonra küçük parçalar halinde doğradığımız mantar ve tatlı kırmızı biberide ekleyip,karıştırarak sebze suyunu ekleme işlemine devam ediyoruz. Aralarda sebzelerin ve risottonun tadına bakarak ne kadar su ihtiyacı olduğuna karar verebilirsiniz. Sebzelerin diriliğine karar verip su ekleme işlemini bıraktığınız da tuz, muskat ve gorgonzola peynirini de ekleyip karıştırarak suyu iyice çekene kadar ocakta tutuyoruz. Sonunda cheery domatesleride ekleyip ateşten alıyoruz. Afiyet olsun …

Not: Kullandığım sebze suyunda tuz vardı ama yeterli olmadığı için biraz daha ekledim. Sebze suyunu kendim yaptığım için çok tuzlu olmuyor ama bulyon kullanacaksanız veya peynir olarak parmesan peyniri kullanacaksanız ikisinin de daha tuzlu olduğunu unutmayın.

IMG_0545 IMG_0552

IMG_0553

Öne çıkan

Fırında Domates Soslu Patlıcan

IMG_0006Merhaba,

Bugün elimde patlıcan, kabak ve biber vardı. Bende çok sevdiğim patlıcan yemeğini sizinle paylaşmak istedim. Patlıcan benim severek tükettiğim sebzelerden biri ama içine fazlasıyla yağ çekme özelliğine sahip olduğu için kızartma yöntemini kesinlikle kullanmıyorum.(aslında hiçbir üründe kızartma yöntemi kullanmıyorum.) Birazcık yağ koysanız bile lezzetli olan bir sebzeyi neden yağ deposu haline getirelim ki ! Karnıyarık, mangal da patlıcan ve biraz sonra size vereceğim tarifte de aynı yöntemi kullanıyorum. Fırça yardımıyla birazcık yağ sürmek bence tadının güzel olması için yetiyor.

Fırında Domates Soslu Patlıcan

Malzemeler :

3 adet patlıcan ( veya patlıcan ile birlikte kabakta kullanabilirsiniz)

6 adet domates

1 orta boy soğan

1 diş sarımsak

3 adet yeşil biber

1 adet acı kırmızı biber ( isteğe bağlı)

kekik, tuz, karabiber

6 yemek kaşığı zeytin yağı

150 gr kaşar peynir ( beyaz peynir, parmesan veya mozarella da kullanılabilir)

Not: Ben Almanya’da her markette bulunan emmentaler peyniri kullanıyorum.

Yapılışı:

1. Bu tarifi elimde olan ürüne göre belirliyorum aslında. İlk yaptığımda sadece patlıcanla yapmıştım ama kabakla da lezzetli oluyor. Bugünde elimde 2 adet kabak 1 adet patlıcan vardı. Ama oran aynı (3 adet), daha fazla patlıcan veya kabak koymak isterseniz sosu biraz artırın derim. (Not: Benim burda aldığım patlıcanlar biraz büyük boy) Patlıcan ve kabakları yarım santimlik kalınlıkta uzunlamasına kesip fırın tepsisine diziyoruz. 3 yemek kaşığı zeytinyağının içine kekik ve tuz koyup fırça yardımıyla bir yüzüne yağı sürüyoruz.

a (228)

   2. 180 derecede 20-25 dk patlıcanları pişiriyoruz. Bu arada soğan, sarımsağı yağda biraz sote ediyoruz ve yeşil biberi ekleyip sote etmeye devam ediyoruz. Yemeklerde acı biber kullanmayı seviyorum ama çok fazla kullanınca yemeğin asıl tadını farkedemiyorsunuz. Benim elimde aşağıda gördüğünüz kırmızı kurutulmuş biberlerden var ama çok acı değil açıkçası, tabi hepsini kullanmadım sadece güzel göründüğü için fotoğrafı ekledim. Sadece yarım biber ekledim. Ama acıyla aranız yoksa hiç eklemeyebilirsiniz.

a (113)

3. Acı biberide ekledikten sonra domatesleri ekliyoruz. Ben biraz su ekliyorum ama elinizde etli ve sulu domates varsa su eklemenize gerek kalmayabilir. ( Elinizde konserve domates varsa 400 gr civarında kullanabilirsiniz) Son olarak tuz ve karabiberi de tadına bakarak ayarladıktan sonra birazcık kaynatıp sos kıvamına getiriyoruz.  a (119)

4. Fırından çıkardığımız patlıcan ve kabakları,  içine bir miktar sos koyduğumuz fırın kabına yerleştiriyoruz. 1 kat dizdikten sonra sos ve peyniri ekliyoruz.  Kaşar peynirle birlikte birazcıkta parmesan ekledim. Bu sosta ben fesleğen veya maydonoz kullanıyorum.  Kullandığınız yeşilliği de peynirin üzerine ekleyip bir kat daha patlıcanları diziyoruz. Sos ve peynir işlemini tekrarlıyoruz.

a (123)a (129)

5. 180 derece olan fırına koyup 30 dk pişirdikten sonra servise hazır …. Eğer tarifi denerseniz yorum bırakmayı unutmayın lütfen …Afiyet olsun.

Öne çıkan

Sebzeli Patates Graten !

a (94)

Dumanı üstünde tüten kahvemi yudumlarken, biraz yavaş ilerlediğim yazıma başlamak istedim. Bugün pazar malum, yeme alışkanlığında biraz esneme yapıp kahve içmeye karar  verdik.

Aslında hergün yeni bir tarifle karşınıza çıkıp yazmak istiyorum ama halen kafamda oturmayan şeyler var ve evde size yazmadan önce denemeye devam ettiğim reçeteler var. Dün yaptığım domatesli ekmek  mesela… Nasıl değiştiririm diye düşünmekten gece rüyama bile girdi ve sabah uyanır uyanmaz yeniden denemem lazım diye apar topar mutfağa koştum. Halen tadına bakmadım ama eğer istediğim gibi sonuç alırsam sizlerle paylaşacağım.

Dün yine yeni tarif deneme günlerinden biriydi ve bizim abone olduğumuz bir vejeteryan ve vegan yemeklerin yapıldığı dergiden elimizde bulunan malzemelere uygun bir reçete bulduk ve denedik. Sanırım otel mutfağında çalışmanın vermiş olduğu bir alışkanlık elimde buluna ürünleri bitirmeden yenisini alma gibi bir özelliğim yok. Otelde buna FİFO ( first in first out) deniliyor, yani mutfağa ilk giren ürün ilk çıkar. Markete giderken genelde aklımda hafta içinde neler yapmak istediğimi şöyle bir düşünüp öyle alışverişe çıkıyorum. Sebze ve meyve alışverişini ona göre yapıyorum. Bu hafta elimde burda herkesin fazlaca tükettiği chicorée (beyaz hindiba) vardı. Açıkçası İstanbul’da yaşarken, pazarlarda daha önce görmemiştim ama şöyle bir araştırdım ve artık Türkiye pazarına da girdiğini okudum.

Benim beyaz hindiba ile tanışmam eşimin yaptığı salata ile oldu. Beyaz üzüm sirkesiyle yaptığı, elma ve mandalinayla tatlandırdığı beyaz hindiba salatasını ilk denediğimde tadını biraz değişik bulmuştum çünkü tadı biraz acı, ama hoşuma da gitmişti açıkçası. Meyvelerle güzel bir bütünlük sağlıyordu. Dün denediğim tarif ile de ilk defa pişmiş hindiba yemiş oldum. Pişmiş halini daha çok beğendim açıkçası.

Bu tarif  Köstlich Vegetarisch dergisinde ki  Ellen Elias‘ın tarifinden uyarlanmıştır. (Belçika’ ya özgü bir reçete ) Bu reçetedeki beşamel sos gerçekten çok başarılı. Hemen hemen herkes patates grateni evinde denemiştir.  Bu tarifte gratenin biraz daha süslü hali. Ben daha önce beyaz hindiba yerine brokoli, karnıbahar veya havuç ile denemiştim. Hepsi patatesle uyumlu oluyor.

GRATEN

yaklaşık 4-5 kişilik

700 gr patates (6-7 tane orta boy patates)

500 gr beyaz hindiba, veya 1 adet brokoli (500gr) veya 1 adet karnıbahar (yaklaşık500gr) 2-3 adet havuç ile birlikte (brüksel lahanası veya alabaş (yer lahanası) da kullanabilirsiniz)

2 yemek kaşığı tereyağı

3 yemek kaşığı un

400 gr süt ( eğer elinizde varsa 100 gr krema, 300 gr süt kullanabilirsiniz)

tuz, muskat ve karabiber

100 gr kaşar peynir veya parmesan ( sert rende yapabileceğiniz herhangi bir peynir çeşidi)

YAPILIŞI :

                1.Patatesleri yarım santimetrelik dilimler halinde kesin. Kaynamış tuzlu suda 10 dk pişirin. Pateteslerin tamamen pişmemesi gerekiyor.

23 (16)

              2.Kullanacağınız diğer sebze (brokoli,karnıbahar, veya hindiba) içinde aynı işlemi yapın ama 7 dk  pişirin. (Havuç için 10-12 dk)   Hindiba ile yapıyorsanız suya bir tutam şeker koyun, acısını alacaktır. Pişirmeden önce kök kısmındaki sert kısmı bıçak yardımıyla alın ama hindibanın bütün halinde kaldığına emin olun.

23 (15)

                3. Beşamel sos için çırpma teli kullanabileceğiniz bir kapta 2 yemek kaşığı tereyağını  eritip ( buarada hiçbir üründe margarin kullanmıyorum) içine unu koyup çırpma teliyle açık kahverengi renk alana kadar karıştırıyoruz. Sütü eklerken dikkat etmemiz gereken kısım azar azar eklememiz.  400 gr sütü , 100′ er gram halinde 4 aşamada ekleyebilirsiniz. Eğer krema kullanacaksanız, beyazhindibayı pişirdiğiniz sudan 100- 150 gr alıp beşamel sosa ekleyin. Eğer beşameli sadece süt ile yapacaksanız su oranını biraz düşürün. Brokolinin suyundan eklenebilir belki ama kokusu farklı olacaktır. Normal sıcak su eklemenizi tavsiye ederim. Kıvamını aşağıdaki fotoğrafta görüyor olacaksınız. Tuz, karabiber ve muskatı kendi ağız tadinıza göre ekleyebilirsiniz.

23 (21) 23 (23)IMG_9912

             4. Fırına koyabileceğiniz bir kaba patatesleri koyuyoruz, biraz tuz ve peynir ekliyoruz. Beşamel sosun bir kısmınıda ekledikten sonra üstüne hindibaları koyup,  beşamel sos ve peyniri ekleyip 180 derece olan fırına koyup,  yaklaşık 30 dk pişiriyoruz. Afiyet olsun….

a (172)
a (27)

IMG_9917

a (187)